10 Klasik Esere Gelen Tüyler Ürpertici Eleştiriler

Birazdan okuyacağınız eleştiriler, tüm dünyada milyonlarca okunmuş ve artık klasikleşmiş kitaplar yayınlandıktan sonra edebiyat eleştirmenlerince kaleme alınmış makalelerin içerisinden seçilmiştir.

Eleştirilerin tam metnine, linklerden ulaşabilirsiniz.

İyi okumalar.


1. Madde 22, Joseph Heller

Madde 22 tutku dolu, tuhaf ve ateşli olsa da, becerikli ve hassas olmadığından güçlükle okunan bir kitap… Yazarı Joseph Heller tıpkı eskiz defterindeki fikirleri bir tuval üzerine aktarmaya karar veren, cazibesine güvenen, kompozisyon eksiğini telafi etmek için şaşırtmaca kullanan zeki bir ressam gibi… Kitap duygusal açıdan karman çorman; hiçbir ruh hali, kitabın bir bölümden fazla olduğunu kanıtlamak için yeterince ayakta kalamıyor.” — Richard G. Stern, The New York Times Book Review, 1961


2. Damızlık Kızın Öyküsü, Margaret Atwood

“Fakat en bariz eksiklik, kitabın, korkutucu gelecek nesil klasiklerine kıyasla, müşterek yaşamın değişen yüzüyle eşleşen bir dil tasavvurundaki yetersizliğidir. 1984’teki Yenisöylem yoktur. Otomatik Portakal’daki güçlü dilsel gezinti yoktur; mevcut İngilizcenin kabaca eriyip gitmesi ve korkunç yeni neslin öyküsünün anlatıldığı Slav dili dışında bir şey yoktur. Kitap iki anlamda sönük: pürüzsüz olacağına sıradan; aynı şekilde Atwood’un kendini ifade etme biçimi de ayırt edilmiyor. Bu ciddi bir kusurdur, hatta nesil için affedilemezdir belki de; ki bu nesil, kişilikten yoksunluğunu anlatacak bir dil icat edememiştir.” — Mary McCarthy, The New York Times, 9 Şubat, 1986


3. Çanlar Kimin İçin Çalıyor, Ernest Hemingway

“İhtiyatlı bir tahminde bulunacak olursak, Amerikalı okurlar bu kitap için bir milyon dolar harcayacak. İlk 34 sayfada paralarının karşılığını alacaklardır. Bu kısımda İç Savaş’ın ilk zamanlarında İspanya’nın bir kasabasındaki katliam anlatılıyor… Mr. Hemingway’e sesleniyorum: Lütfen, kitabın yalnızca katliam kısmını yayınlayın, geri kalanını unutun gitsin; lütfen, İspanya İç Savaşı öykülerini bırakın Malraux yazsın…” — Commonweal, 1940


4. Çavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. Salinger

“Bu Salinger denen adam, tam bir kısa öykücü. Hem çocuklara hitap etmeyi de biliyor. Gerçi bu kitabı çıkalı hayli oldu. Bir dolu yavanlık. Şu can sıkıcı salakları ve okul zırvalarını bırakmadı gitti.” — James Stern, The New York Times, 1951


5. Mezbaha 5, Kurt Vonnegut

“Romanı oluşturan sarsıntı ve umutsuzluk dolu kısa, düz cümleler, gerçekler silsilesinden veya taşkın bir matemden yeğdir. Durgun, kasti yalınlık ağdalı bir dil kadar tehlikelidir; Vonnegut da kimi zaman bu aptallığa kaptırıyor kendini…” — Susan Lardner, The New Yorker, 17 Mayıs, 1969


6. Lolita, Vladimir Nabokov

Lolita kitapların dünyasında su götürmez bir havadistir. Ne yazık ki, kötü bir havadis. Neden yetişkin bir okurun dikkatine değer olmadığına dair eşit ölçüde etkili iki sebep vardır. İlki şudur: Kitap kasıntı, cafcaflı, kurnaz bir moda içerisinde oldukça sıkıcıdır. İkincisi ise, kitabın itici olmasıdır…

Çılgınlığın sanatsal tehlike hattı, daha da ölümcüldür. Humbert’te olduğu gibi, şahsi düşkünlüğün sapıklık olduğu yerler vardır. Sapıklığı, sapığın coşkusuyla, tiksinmeden açıklamak imkansızdır. Eğer Mr. Nabokov bunu yapmayı denediyse de başarılı olamadı.” — Orville Prescott, The New York Times, 18 Ağustos, 1958


7. Ulysses, James Joyce

Ulysses, şantiye helasında ihtisas yapmış sapkın bir meczup tarafından yazılmış gibi görünüyor… Midem kaldırmıyor kitabı… James Joyce hünerli bir yazar, ama Ulysses’de hayatın temel inceliklerinin hepsini hükümsüz kılmış, kaba saba okul çocuklarının kıs kıs güldüğü şeyleri büyük bir hayranlıkla uzun uzadıya incelemiş. Bu aptal ağzı bozukluk şenliğine ek olarak, kitap, karasevdalı bir George Meredith’in elinden çıkmış olmaktan mustarip. Öyle bölümler var ki, ne bir noktalama işareti var, ne de yazarın başvuracağı bir başka rehber. Kitabın üçte ikisindeki bağlantısız, gösterişsizce yazılmış paragraflar zeka kıvraklığından mahrum, (metinde geçtiği şekliyle) sadece mizaha niyetli hoyrat bir şerveti [salacrity]¹ sergiliyor.” —Aramis, “Dürüst Zamanlarda Ulysses Rezaleti”, 1 Nisan, 1922


8. Uğultulu Tepeler, Emily Brontë

“Normal bir insanın iki bölümü bitirmeden önce nasıl suç işlemeden böyle bir kitaba giriştiği muamma. Bayağı bir günahkarlıkla gayri tabii korkuların bir birleşimi.” — Graham’s Lady’s Magazine, Temmuz 1848

“Fakir hastanesinden yeni gelmiş gibiysek, Uğultulu Tepeler’in sıkı bir okumasında ilerliyoruz demektir. Jane Eyre’i okumanızı, Uğultulu Tepeler’i çöpe atmanızı tavsiye ederiz.” — Paterson’s Magazine, Şubat 1848

“Yazarın, okurun kitaptan çıkarmasını arzu ettiği şeyin ahlaki dersler olabileceğini söylemek zor, biz de bundan geri duruyoruz zaten; zira, doğrusunu söylemek gerekirse, gizlenmiş anlık ahlaki belirtiler veya ikincil anlamlar dışında bir şey göremedik. Uğultulu Tepeler’deki zalimlik, gaddarlık, en şeytani nefret ve öç karşısında okur sarsılmış, tiksinmiş, neredeyse istifra etmiştir; bunlara bir de aşkın -insan biçimindeki şeytanları da aşan- karşı konulmaz gücüne etkili tanıklığın işlendiği paragraflar ekleniyor. Kitaptaki kadın, melek yüzlü şeytan, baştan çıkarıcı ve korkunçken; erkekler tarif edilmediklerinden, kitabın dışında kalıyorlar.” — Douglas Jerrold’s Weekly Newspaper, 15 Ocak, 1848


9. Yüzyıllık Yalnızlık, Gabriel García Márquez

“Dua edelim de, Yüzyıllık Yalnızlık, üstüne yazılan, çok uzun, gözlerde büyütülen romanların yüzyılını beraberinde getirmesin.” — Jonathan Bate, The Telegraph, 25 Eylül, 1999


10. Muhteşem Gatsby, F. Scott Fitzgerald

“Genelde bu kitap bize önemsiz bir amel gibi görünür. Şu anda yazarı bezgin, yorgun ve alaycı görünüyor. Olgunluk veya derinlik olmadığı gibi coşkunluk da yok kitapta. Bize kalırsa, Muhteşem Gatsby’nin adı Long Island’da On Gece olsaydı bari.” — Ralph Coghlan, St. Louis Dispatch, 25 Nisan, 1925


 

Eleştirilerdeki sert sözlerle gösterilen memnuniyetsizliğe rağmen, bu klasik eserler nesiller boyunca hayatta kalmış, çağdaş okurların zihninde hayli saygınlık kazanmıştır. Normal olarak, kısa bir yazının gelen tepkileri ortaya çıkarması, kimi zaman da kitap eleştirmenleriyle okurlar arasındaki ahenk eksikliğini uyandırması gerekir. Sosyal ve kültürel değişkenlere bağlı olarak, belirgin sanatsal çabalar piyasaya ilk çıktığında tamamen kabul görmese bile, değişim veya başarılı olma şansları yine vardır, hatta gelecekteki günlerde ışık bile olabilirler.

Türkçeleştiren: M. Taha Tunç

Kaynak: 1

¹ Muhtemelen Ulysses’te geçen -Joyce’un tekniğini bilenlerin anlayacağı üzere- anlamsız kelime salacrity, ama tonlama olarak -hem de eleştirmenin bunu ima ettiğini düşünerek- “şehvet” anlamındaki salacityye yakın olduğundan bunu “şervet” olarak karşılamayı uygun gördük. – çn.