2016’da Ne Okudum?

 

Yıllar her birimiz için yaşadığımız olaylardan, bizde iz bırakan duygulardan ibaret.

Yıllar sonra 2016 denince ”En kötüsünü yaşadık ve bitti.” diyebilmeyi çok isterim. Hem toplum olarak yaşadıklarımız hem kişisel planlarım açısından hiç de iç açıcı geçmeyen 2016′ da, okuduğum kitaplar benim için – her kitapsever gibi- bir kaçış noktasıydı. İçlerinde beni daha da karamsarlığa sürükleyenler olmadı değil. Neyse, bir çay demleyip okuduk onları da tükenmeyen umutlarımızla.


1. Ölü Canlar – Nikolay Vasilyeviç Gogol

Öncelikle pek araştırmadan aldığım baskının çevirisinden memnun olmadığımı ve pek çok yazım hatasıyla karşılaştığımı belirtmeliyim. Sizlere başka bir yayınevinden okumanızı tavsiye ederim.

Romanın kahramanı Çiçikov gözlem yeteneği güçlü olan ve bu yeteneğini kötüye kullanan bir insan. Gogol Çiçikov’a Rusya’ yı baştan başa gezdiriyor, bu esnada Rus insanının zayıf yönlerini gözler önüne seriyor. Roman hakkında ayrıntılı yazıma buradan ulaşabilirsiniz.


2. Olağan Psikopatlar – Kevin Dutton

Alt başlığı ile görür görmez eşimin radarına giren bu kitap benim de oldukça ilgimi çekti ve bitirdikten sonra bu ilgiyi hak ettiğini anladım.

”Ermişler, Casuslar ve Katillerden Hayat Dersleri” vermeyi vaat eden kitap Kevin Dutton’ un eğlenceli diliyle ve bahsettiği bu insanlarla yaptığı görüşmelerden, bilimsel deneylerden aktardıklarıyla hayli ufuk açıcı. Psikopatlıkla ilgili pek çok klişeye bakış açımızı değiştiriyor ve etrafımızdaki zararsız psikopatları fark etmemizi sağlıyor. Bu kitapla ilgili ayrıntılı bir yazıyı burada yazmıştım.

0000000433193-1

  • Olağan Psikopatlar – Kevin Dutton
  • Domingo Yayınevi
  • 288 Sayfa
  • Çeviri: Cem Duran

3. Oğullar ve Rencide Ruhlar – Alper Canıgüz

Sevgili arkadaşım Nesrin’ in tavsiyesi ile aldığım ve iyi ki okudum dediğim kitaplardan.

Beş yaşındaki Alper Kamu ile tanışmak, onun tuhaflıklarını kabullenmek ve yazarın oluşturduğu absürt durumlarla anlaşmaya vararak kitaba devam etmek oldukça eğlenceliydi. Çocuklarla sohbet ederken her zaman şaşıracağınız cevaplar alıyorsunuz. Fakat felsefeyle, psikolojiyle ilgilenen, cinayet davaları çözen Alper Kamu tanıdığınız hiçbir çocuğa benzemiyor. Burada kendisiyle kurmaca bir söyleşi de yapıldı.

  • Alper Canıgüz – Oğullar ve Rencide Ruhlar
  • İletişim Yayınları – Roman
  • 204 Sayfa

4. Kırmızı Pazartesi – Gabriel Garcia Marquez

”İşleneceğini Herkesin Bildiği Bir Cinayetin Öyküsü” alt başlığı ile dikkatimi çeken kitap, Márquez’ in 1981’de yayımlanan yedinci romanıdır. Sonunu bilmenize rağmen merakınızı sürdüren bir anlatıma sahip. Olaylar sıradan göründüğü kadar olağanüstü, müdahale edilebilir göründüğü kadar da kaçınılmaz bir şekilde gerçekleşiyor. Küçük bir topluluğun davranışlarını gözlemleyebileceğimiz gerçek bir olayı sunuyor.

  • Kırmızı Pazartesi – Gabriel Garcia Marquez
  • Can Yayınları – Roman
  • 111 Sayfa
  • Çeviri: İnci Kut

5. Âmâk-ı Hayâl – Filibeli Ahmed Hilmi

”biryudumkitap” uygulaması ile posta kutuma düşen pasaj sayesinde merak edip aldığım kitaplardandır kendisi.

Çevremdekilere tavsiye etmekten bıkıp usanmadığım, beklentileri  yükseltmekten kaçınsam da, herkes okusun istediğim kitabım. Okusunlar da aynı hisleri paylaşalım, hakkında konuşalım istediğim. Raci’ nin bitmeyen soruları ve Aynalı Baba’ nın cevaplarıyla diyarlar gezdikten sonra kitap hakkındaki yazımı okuyabilirsiniz.

  • Amak-ı Hayal – Filibeli Ahmed Hilmi
  • Tutku Yayınevi – Roman
  • 208 Sayfa

6. İnsan Ne İle Yaşar? – Tolstoy

Kısa kısa öğretici hikâyelerden oluşan bu kitaba adını veren öyküde Tanrı bir meleği yeryüzüne gönderir. Ona ”İnsanın içinde ne barındırdığını öğren. İnsana neyin verilmediğini öğren. İnsanın ne ile yaşadığını öğren.” der. İzleyen öykülerde Tolstoy’ un insan, aile, din vb. konular üzerine halk için yazdığı, iyiliğin yüceliği, kötülüğün bulaşıcılığına dair ders veren olaylar vardır.

 

  • İnsan Ne ile Yaşar? – Tolstoy
  • Cem Yayınevi – Öykü
  • Şerif Gürgen

7. İki Dirhem Bir Çekirdek – İskender Pala

Dildeki kalıplaşmış sözlerin (deyim, atasözü, dua, sövgü, tekerleme vb.) nasıl ortaya çıktıklarına dair ilginç olayların yer aldığı kitap, söylediklerimize daha çok dikkat etmemizi sağlıyor. Belki defalarca kullandığımız ama nereden geldiğini hiç merak etmediğimiz sözlerle buluşturuyor bizi. ”Dolap çevirmek”, ”Edep ya hu!”, ”İki dirhem bir çekirdek”, ”Kabak başında patlamak”, ”Püf noktası”, ”Avcunu yalamak”, ”Eli kulağında”, ”Goygoyculuk yapmak” gibi başlıklar en ilgimi çekenlerden oldu.

  • İki Dirhem Bir Çekirdek – İskender Pala
  • Kapı Yayınları – Roman
  • 212 Sayfa

8. Gezgin – Halil Cibran

Lübnan asıllı ABD’ li şair, ressam ve filozof Halil Cibran’ ın aforizma tadında öykülerden oluşan kitabıdır Gezgin. Bu kısa kısa öykülerde insana dair duygulara, iyilik, güzellik, dostluk vb. konulara değinmiş olsa da kimi öykülerde kısa yoldan verilen net mesajlar hoşuma gitse de genel olarak bana hitap eden bir kitap olamadı.

  • Halil Cibran – Gezgin
  • Avrupa Yakası Yayınları – Öykü
  • 144 Sayfa
  • Çeviri: A. Erkin Köylügil

9. Alper Kamu Cehennem Çiçeği – Alper Canıgüz

Alper Kamu ile Oğullar ve Rencide Ruhlar kitabında başlayan serüvenime Cehennem Çiçeği ile devam ettim elbette. İlk kitapta Alper Kamu’nun annesinin beddualarında sık sık adı geçen yenge ile tanıştık ve yepyeni bir cinayetin çözülmesi için 5 yaşındaki karakterimizin müthiş zekasına bel bağladık yeniden. Alper Canıgüz bu kitabında da eli boş döndürmedi beni.

 

  • Alper Canıgüz – Cehennem Çiçeği
  • April Yayıncılık – Roman
  • 224 Sayfa

10. Açlık – Knut Hamsun

Behçet Necatigil çevirisiyle okuduğum Knut Hamsun’ un Açlık romanı, insanı kendisine çeken, çaresizliği hissettiren etkileyici bir romandı. Yazarın bizzat yaşadıklarından yola çıkarak yazdığını bilmek, önsözde yer verilen romanın yazılış hikayesi de eserin etkileyiciliğini kat kat arttırıyor ve neden bu kadar sahici geldiğini gözler önüne seriyor. ”Yumruğunu yemedikçe Kimsenin bırakıp gitmediği o garip şehir Kristiania’ da aç açına sürttüğüm günlerdeydi…”  cümlesiyle başlayan romanı okumanızı öneririm.

 

  • Knut Hamsun – Açlık
  • Varlık Yayınları – Roman
  • 160 Sayfa
  • Çeviri: Behçet Necatigil

11. Hayvan Çiftliği – George Orwell

Lise yıllarımda okuyup çok beğendiğim, kitaplığımda bulunmalı diye satın aldığımda bu sene tekrar okuduğum bir masal. O zamanlar bu kadar ağır gelmiş miydi, hatırlayamıyorum. Hayır, kitap hiç ağır değil. Aksine masal tadında akıp gidiyor. Ama satır aralarında kendimize ait şeyler gördükçe bir karanlık basıyor. Kitap hakkında ayrıntılı bir yazı yazmıştım.

hayvan-ciftligi-752422-1-1

  • George Orwell – Hayvan Çiftliği
  • Can Yayınları – Roman
  • 152 Sayfa
  • Çeviri: Celal Üster

12. Aylak Adam – Yusuf Atılgan

Kimsenin onu anlamayacağını düşünen, çocukluk travmaları olan, zengin değil paralı kahramanımız C.’ nin, aylaklık gibi görünen ama bence bir arayıştan ibaret hayatına konuk oluyoruz. Romanı okurken aklıma sıklıkla Açlık romanının kahramanı geldi. Bu iki romanı sürekli birbirine benzetiyor ama somut bir sebep de bulamıyordum. İkisini art arda okumanızı tavsiye ederim. Belki bu konuda yazdıklarıma hak verirsiniz.

  • Yusuf Atılgan – Aylak Adam
  • YKY – Roman
  • 164 Sayfa

13. Cesur Yeni Dünya – Aldous Huxley

Gam keder olmayan; herkesin sınıfını bildiği; anne,baba, aile gibi dertlerin (!) olmadığı bir dünya. Cesur Yeni Dünya! Herkes mutluyken, her şey son derece istikrarla ilerlerken nasıl bir sorun çıkabilir ki? Bu ütopya gibi görünen dünyada bazıları şöyle düşünür: ”Çok daha önemli bir şeyler yapabileceğimi hissediyorum. Evet, çok daha derin ve çok daha şiddetli. Ama ne?” Böyle düşünenlerin yaşadıkları dünyayı sorgulamalarına ve farklı çıkış yolları bulmalarına şahit oluyoruz distopik romanda.

 

photogrid_1474633940630

  • Aldous Huxley – Cesur Yeni Dünya
  • İthaki Yayınları – Roman
  • 349 Sayfa
  • Çeviri: Ümit Tosun

14. Kambur – Necati Tosuner

Okuduğuma çok sevindiğim bir kitap, tanıdığıma çok sevindiğim bir yazar. On dört öyküden oluşan bu hikaye kitabı, tarifi olmayan kimi acıları tarif edebilmiş. Bu nedenle bir burukluk bırakıyor insanda. Hayal kırıklıkları yaşayan, sanki her biri aynı kişiymiş gibi hissettiren hayatlara konuk ediyor bizi.Son öyküde yazarın kamburuna seslenişiyse çok samimi. Kitap hakkında yazdığım bir yazı mevcut.

 

0000000390729-1

  • Necati Tosuner – Kambur
  • Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları – Öykü
  • 201 sayfa

15. Olduğu Kadar Güzeldik – Mahir Ünsal Eriş

Sekiz öyküden oluşan Eriş’ in kitabı vurucu bir etki yapmak yerine tatlı tatlı dokunuyor insanın yüreğine. Okuması keyifli, akıcı bir anlatıma sahip olan kitapta en dikkat çekici öykü olan ”Benim Adım Feridun” bir sinema filmine de ilham kaynağı oldu geçtiğimiz aylarda. Her biri ummadıkları durumlarda kalıveren, sıradan insanları konu edinen kitap hakkında ayrıntılı yazımı okuyabilirsiniz.

oldugu-kadar-guzeldik-front-1

  • Mahir Ünsal Eriş – Olduğu Kadar Güzeldik
  • 124 sayfa
  • İletişim Yayınları – Öykü

16. Yûsuf İle Züleyha – Nazan Bekiroğlu

Kitaptan okuduğum güzel bir pasaj ve yazarı hakkında öğrendiklerim beni bu kitabı almaya iten nedenlerdi. Yûsuf İle Züleyha kıssasını hikayeleştiren ve hiç dikkati çekmeyen kişilerin gözünden de olaya bakmamızı sağlayan kitapta oldukça şiirsel bir anlatım tercih edilmiş. Tam da bu sebeple bana fazla hitap etmeyen bir kitap oldu fakat  bu anlatım tarzını sevenlerin beğeneceğine eminim.

 

  • Yûsuf ile Züleyha – Nazan Bekiroğlu
  • Timaş Yayınları – Roman
  • 224 Sayfa

17. Mezbaha 5 – Kurt Vonnegut

Yazarın şahit olduğu Dresden Bombardımanından yola çıkarak kaleme aldığı eserde, Billy Pilgrim’ in gözünden anlatılıyor savaş ve savaş suçları. Kahramanımız aynı zamanda kontrol edemediği bir yeteneğe sahip. Sürekli zamanda yolculuk yapıyor. Uzaylılar tarafından kaçırılması da cabası. ”Billy Pilgrim bir savaş esiri. Güzel ve yaşanabilir bir kentin mahvına tanık oldu. Tanıdığı biri, başkasına ait bir demliği aldığı için vuruldu Dresden’de.” Kitap hakkında yazdığım yazıya ulaşabilirsiniz.

mezbaha-5-kitabi-kurt-vonnegut-front-1

  • Kurt Vonnegut -Mezbaha 5
  • April Yayıncılık – Roman
  • 180 sayfa
  • Çeviri: Algan Sezgintüredi

18. Biz – Yevgeni Zamyatin

Rus yazar Zamyatin’ in Biz romanı, ilk ütopya karşıtı roman olarak nitelendirilir. Aldous Huxley’ nin Cesur Yeni Dünya’ sı ve George Orwell’ ın Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’ünün bu kitaptan etkilendiği söylenir. Üçünü de okumuş biri olarak böyle bir etkilenmenin olduğuna eminim, diyebilirim. Distopya okumayı sevenlere Biz ile başlamalarını öneririm. Benim gibi Orwell, Huxley, Zamyatin sıralamasıyla okursanız Biz romanı çok akıcı gelmeyebilir.

  • Yevgeni Zamyatin – Biz
  • İthaki Yayınları – Roman
  • 256 Sayfa
  • Çeviri: Serdar Arıkan, Fatma Arıkan

2016′ da kitap okumanın yanı sıra Ne Okuyorum? ailesine katılarak okuduklarım hakkında kendimce yazılar yazma şansı da buldum. Bu nedenle kendilerine teşekkürü borç bilirim.

 

(1991, Ankara) Ömür boyu öğrenci, diploma derlemcisi, Türkçe sevdalısı ve Farsça meraklısı. ezel.sahiner@gmail.com