Aç Koynunu Cevriye

Toplumun ötekisi Cevriye, Suat Derviş‘in bu küçük insanı, İstanbul’un öksüzü, deniz kenarında ve  köprü altında yaşamayı öğrenen kadınının hikâyesi…

Cevriye, kimsesiz bir genç kadın. Sarhoşların masasında, yan kesicilerle, serserilerle, içkiyle, mezarlıklarda, sürgünlerde oradan oraya savrulmuş bir kadın… Gece kadınına, herkesin ötekileştirdiği bir insana “insan” olarak bakılmasını anlatan bir sevgi kitabı Fosforlu Cevriye. Kabarık siyah saçlarının üstündeki kar tanelerinin bile parıldaması ve nereye giderse gitsin “fosforlu”ymuş gibi dikkat çeken, kendine baktıran bir kadının kalbine düşen “aşk”ın öyküsü.

Çok hastayken bir kayıkta sabahlamaya çalışan, bir erkeğin Cevriye’ye yardım etmesi ve hiç karşılık beklememesi sonrası onun içini yakan gizemli adamın bilinmez öyküsü anlatılıyor. Kitapta hep “O” ismiyle anılan, içimizi ısıtan yardımseverliğiyle çizilen adam, tüm okuyucuda merak uyandırıyor. Cevriye’nin aşkının sonunun ne olacağı, bu gizemli adamın kim olduğu kitap boyunca okuyucunun merakını ayakta tutuyor.  Cevriye ile birlikte onun yaşadığı çevreyi de tanımış oluyoruz. Serserileri, onların hikayelerini, sokak çocuklarını, meyhane müdavimlerini, polisleri sadece “bilinen” yüzleri ile değil; iyi yönleri ile de tanıyoruz. Esrarkeş bir karakterin neden şimdi bu durumda olduğunun öyküsünü, bir katilin aslında nasıl da iyi bir insan olduğunu anlatıyor kitap bize. Cevriye’nin hayatı gece ve gündüzlerle geçerken, kitaptaki her bir karakterin de gece ve gündüz gibi karanlık ve aydınlık taraflarını görüyoruz. anlatılan sokaklarda biz de üşüyüp o açlığı biz de hissediyoruz. Kitaptan döneme paralel bir çizgi çizildiğinde ise toplumun kültürünü ve toplumu oluşturan bireylerin çeşitliliği net bir şekilde anlayabiliyoruz. Karaköy meyhanelerini, karakoldaki aynayı, bir bardak sıcak çayın önemini ve yaldızlı bir bluzun güzelliğini içimizde hissedebiliyoruz.

Senaryoların kaynağı olmuş, sorasında birkaç kez yorumlanmış olan fosforlu Cevriye’nin içindeki “insancık”ları tanımak hem büyük bir melodramı beraberinde getiriyor hem de sevginin, yardımlaşmanın ve ne olursa olsun hayatı sevebilmenin anlamını sorgulatıyor.

  • Fosforlu Cevriye – Suat Derviş
  • İthaki Yayınları – Roman
  • 272 Sayfa

1990 yılında doğdu. Adnan Menderes Üniversitesi Hayvan Yetiştiriciliği ve Sağlığı okuduktan sonra İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji bölümünü bitirdi. Freelance yazarlık, senaristlik, tiyatro eleştirmenliği, dramaturgluk yapmakta.