Ahmed Arif Edebiyat Müze Kütüphanesi

”Açar,
Kan kırmızı yediverenler
Ve kar ..yağar bir yandan,
Savrulur Karacadağ,
Savrulur zozan.
Bak, bıyığım buz tuttu,
Üşüyorum da
Zemheri de uzadıkça uzadı,
Seni, baharmışın gibi düşünüyorum,
Seni, Diyarbekir gibi,
Nelere, nelere baskın gelmez ki
Seni düşünmenin tadı…”

Bu dizelerinin sahibi olan ünlü şair Ahmed Arif, 1927 yılında Diyarbakır’da dünyaya geldi. ”Hasretinden Prangalar Eskittim” adlı tek şiir kitabıyla edebiyatımızın en çok okunan şairlerindendir. Yaşamı boyunca hep ezilenin, işçinin, emekçinin tarafında olan şair bunu şiirlerine de sıkça yansıtmıştır. 1991 yılının Haziran ayında yaşadığı Ankara’da geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yummuştur.

2011 yılı itibariyle Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından şairin adına ithaf edilen 120 yıllık konak, edebiyat müze kütüphanesi olarak işlevlendirilmiştir. Diyarbakır evlerinin özelliklerini en özgün biçimde yansıtan bu muazzam yapı aynı zamanda Cahit Sıtkı Tarancı Evi’ne de komşuluk yapmaktadır.

 

Özellikle bahar ve yaz günlerinde Diyarbakır Suriçi’nde avlusunda kitap okuyup dinlenebileceğiniz, aynı zamanda tarihi dokusu ile mest olacağınız muazzam yapılardan birisi. Yapının müze olarak kullanılan kısmında Ahmed Arif’in el yazısı ile yazdığı şiirleri, kişisel eşyaları ve Güneydoğu’da yetişmiş birçok şairin fotoğraf ve eşyaları sergilenmektedir. Kütüphane olarak kullanılan kısımda ise Albert Camus’dan, Feqiye Teyran’a birbirinden farklı ve eşsiz yazarların eserleri muhafaza edilmektedir.

Yapının iç mimarisinde kullanılan motifler Diyarbakır kültürünü gözler önüne seren özelliktedir. Yüksek tavanlı ve ihtişamlı yapısıyla mimari bir şölen diyebiliriz. Altı bölümden oluşan yapı bir bölümünde Ahmed Arif’in şahsi eşyalarını bulundurmakta.

[Ahmed Arif’in kendi el yazısı ile yazdığı ”Yurdum Benim Şahdamarım” adlı şiiri]

[Gözlük, kalem ve daktilosu]

[Adına gelen bir mektup]

[ Bazı yazar ve şairlerin resimleri]

[Yerli ve yabancı birçok yazarın eserlerinin bulunduğu kütüphane bölümü]

[Eski basım dergilerde dahil toplam beş bine yakın eserin bulunduğunu belirtmeden geçmeyelim]

[Araştırma ve inceleme için kullanabileceğiniz, eski tip mobilyalarla döşenen güzel bir oda (tabii plazmayı saymazsak)]

[Şaire ait birçok şiirin bulunduğu avludaki duvar]

                                                                    

Bir tarafta tarihin ihtişamı diğer tarafta birbirinden güzel binlerce eserin bulunduğu yapıyı görmeniz gereken yerler listesine eklemenizi öneririz. Yöre halkı ve ziyaretçiler tarafından genellikle müze özelliği ile öne çıksa da geniş kütüphanesiyle sizleri beklemekte. Biz gezdik, gördük, sizin için de anlattık. Yolunuzun bu taraflara düşmesi umuduyla, kalın sağlıcakla. :)