George Orwell Arkadaşımdı: Adam Johnson’un ödüllü öykü kitabı ilk kez Türkçede!

Pulitzer ödüllü yazar Adam Johnson’un National Book Award ödülünü kazanmış kitabı George Orwell Arkadaşımdı ilk kez Türkçede.

Adam Johnson’un olağanüstü öykü derlemesinin sayfalarında şairane bir anlatım ve kalp kırıklıkları var. Johnson, öyküleri ister New Orleans’ta veya Palo Alto’da ister Kore’de geçsin, aynı duyarlılık ve kavrayışla yazan bir virtüöz. Bu sayfalardan şaşırtıcı, komik, hüzünlü ve derinden sarsıcı sesler yükseliyor.

Bu altı öyküde, Johnson sevgiyi ve kaybı, teknolojinin özel hayata nüfuzunun etkilerini ve siyasalın kişiseli nasıl biçimlendirdiğini keşfe çıkıyor. Johnson’un öyküleri harap olmuş Amerikan şehirlerinden terk edilmiş işkence odalarına, tanıdık gelen tekinsiz bir dünyada geçiyor.

Karısının hastalığı karşısında kendisini aciz hisseden ve kaçışı simülasyonlar yaratmakta bulan bir yazılımcı, yıkıcı bir kasırganın ertesinde küçük oğlunun sorumluluğu üstüne kalan genç bir baba, ailesini geride bırakıp ölmeye hazır olmayan kanser hastası bir kadın, yönettiği cezaevinde yapılan işkenceleri hâlâ inkâr eden sabık bir Doğu Alman hapishane müdürü, içindeki sapkınlığı dizginlemeye çalışan bir bilgisayar programcısı, Kuzey Kore’den kaçıp Güney’deki yeni hayatlarında bocalayan iki arkadaş.

Johnson raydan çıkmış hayatlarını yoluna sokabilmek için güç toplamaya çalışan insanların öykülerini anlatıyor; bu satırlarda Kurt Cobain’in, totalitarizmin ezdiği hayatların, yıkılmış evlerin, kaçak babaların, kayıp organların hayaletleri dolaşıyor.

ARKA KAPAK

Adam Johnson’un sert ve zor öyküleri harap olmuş Amerikan şehirlerinden terk edilmiş işkence odalarına, tanıdık gelen tekinsiz bir dünyada geçiyor.

Karısının hastalığı karşısında kendisini aciz hisseden ve kaçışı simülasyonlar yaratmakta bulan bir yazılımcı, yıkıcı bir kasırganın ertesinde küçük oğlunun sorumluluğu üstüne kalan genç bir baba, ailesini geride bırakıp ölmeye hazır olmayan kanser hastası bir kadın, yönettiği cezaevinde yapılan işkenceleri hâlâ inkâr eden sabık bir Doğu Alman hapishane müdürü, içindeki sapkınlığı dizginlemeye çalışan bir bilgisayar programcısı, Kuzey Kore’den kaçıp Güney’deki yeni hayatlarında bocalayan iki arkadaş.

Johnson raydan çıkmış hayatlarını yoluna sokabilmek için güç toplamaya çalışan insanların öykülerini anlatıyor; bu satırlarda Kurt Cobain’in, totalitarizmin ezdiği hayatların, yıkılmış evlerin, kaçak babaların, kayıp organların hayaletleri dolaşıyor.

“Adam Johnson sezgileri kuvvetli ve cesur bir yazar. Öyküleri ağır ağır okunmayı kesinlikle hak ediyor, lezzetli bir bitter çikolata gibi tadı çıkarılarak okunması gereken bir kitap.” – The New York Times

“Kendine özgü ve merak uyandıran bir ses.” – Michiko Kakutani

Adam Johnson kimdir?

Adam Johnson 1967’de Güney Dakota’da doğdu. Esquire, Harper’s Magazine, Tin House ve The Paris Review’da öyküleri yayımlandı. 2013’te aynı zamanda New York Times çok satanlar listesine de giren ikinci romanı Yetimlerin Efendisi’nin Oğlu (çev. Güneş Demirel, Pegasus Yay., 2014) ile Pulitzer Edebiyat Ödülü’nü kazandı. George Orwell Arkadaşımdı 2015’te National Book Award’a,  2016’da Story Prize’a layık görüldü. Emporium (2002) adlı bir öykü derlemesi ve Parasites Like Us (2003) adlı bir romanı daha var. Stanford Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık dersleri veriyor ve ailesiyle San Francisco’da oturuyor.

Ne Okuyorum? ekibinin kolektif paylaşımlarının hesabıdır. Arkasında sadece bir kişi yoktur. Bir fikir vardır! Hiç!