İyinin ve kötünün savaşı: Cennetin Doğusu

John Steinbeck, Cennetin Doğusu için “Bugüne kadar yazdıklarım, bu kitap için bir hazırlık niteliğindeydi,” demiş. (Bakınız arka kapak.)

656 sayfalık Cennetin Doğusu, bize 1800’lerin sonundan başlayarak Amerika’da Salinas Vadisi’nde yerleşen iki ailenin birkaç kuşak hikâyesini anlatıyor. Anne-babalar, çocuklar, onların çocukları derken zaman geçerken her şeyi de değiştiriyor. Her insan farklı bir dünya olduğu için Salinas Vadisi aynı zamanda aşk, nefret, kıskançlık, hırs, sadakat, boşvermişlik, tembellik, zeka, saf iyilik, ketum bir adanmışlık, katıksız kötülük, bencillik gibi insana dair saydığım ve saymayı unuttuğum her hale de tanık olur. Biz de kimini severek kimini sevmeyerek Hamilton ve Trusk’ların kuşaklar boyu süren hikâyelerini okuruz.

Ancak 656 sayfa süren tüm bu kalabalığın altında John Steinbeck, kitabın bir yerlerinde roman kahramanlarından birine söylettiği gibi aslında anlatılan dünyanın en eski ve belki de tek hikâyesidir: İyinin ve kötünün savaşı. Bu savaş için Cennetin Doğusu‘nda sorduğu soru şudur: Kötülük bir kader midir? Yoksa iyi ya da kötü bir insan olmayı seçer miyiz? İçimizde durdurulamaz bir güç olarak bizi kötülüğe iten bir enerji varsa ve bu gerçekten önüne geçilemez, durdurulamaz, uzak durulamaz bir itki ise kim bizi yaptığımız kötülükler için suçlayıp ve tam tersine aynı önlenemez enerjiyle yaptığımız iyilikler için övebilir ki? Kötülük ve iyilik ancak bir seçimse bize aittir ve bize ancak o zaman hesabı sorulabilir.

Cennetin Doğusu’nda bazısı bir satırda bazısı sayfalarca adı geçen onlarca karakterle tanışıyoruz. Aralarından bazıları ana karakterler olduğu için onlarla tanışıklığımız daha yakından oluyor: Sam Hamilton, Cathy, ikizler, Lee, Adam Trask gibi. Kimini sevip kiminden hoşlanmazken aslında onlara hep aynı temel sorumuz üzerinden bakıyoruz: Yaptıkları seçim mi, değiştirilemez bir kader mi? Ben seçim olmasından yanayım. Kim olduğuna kendisinin karar verdiğine inandığım bu insanlardan da en çok Lee’yi sevdim. Belki dinginliğinden belki herkesin sığındığı bir liman oluşundan. Lee böyle olmayı seçtiğinden belki.

Salinas Vadisi’nin John Steinbeck için herhangi bir yer olmadığını da belirtelim. Steinbeck, Salinas Vadisi’nde doğmuş ve büyümüş. Oradaki çiftliklerde çalışmış. Dahası annesinin ailesi, tıpkı Sam Hamilton gibi İrlanda’dan göçmüş. Cennetin Doğusu’nda okuduklarımız bir nevi otobiyografi aslında.

İyi okumalar.

  • Cennetin Doğusu – John Steinbeck
  • Sel Yayıncılık – Roman
  • Çeviri: Roza Hakmen
  • 656 sayfa

10.02.1980. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunu. Felsefe Grubu Öğretmeni.