John Steinbeck’in “Gazap Üzümleri” romanından 26 alıntı

John Steinbeck’in tartışmasız en büyük eseri olan ve ona Pulitzer ödülünü kazandıran Gazap Üzümleri, 1939’da ilk kez yayınlandığında şok etkisi yaratmış ve büyük tartışmalara yol açmıştı. Tüm dünyayı etkileyen “Büyük Buhran” döneminde, tarımın kapitalistleşmesi ve krizler yüzünden yoksullaşan ve mülksüzleşen yığınların ayakta kalma mücadelesinin anlatıldığı bu destansı romanda Steinbeck, açlık, sefalet ve zorbalık yüzünden evlerini terk edip yollara düşmek zorunda kalan binlerce işçi ailesinden birine odaklanıyor.

Boşa çıkan umutların, hüzne dönüşen sevinçlerin arasında insanlığın direncini ve onurunu çarpıcı bir dille anlatan, kapitalizmi iliklerine kadar eleştiren Gazap Üzümleri, 20. yüzyılın en önemli eserlerinden biridir.


1-“Açlığı, yalnız kendi büzülmüş midesinde değil, çocuklarının da büzülmüş karınlarında duyan bir adamı nasıl korkutabilirsiniz?”


2- “Eh hepimiz hayatımızı kazanmak zorundayız.”
“Öyle,” dedi Tom. “Ama keşke başkasının hakkını almadan kazanmanın bir yolunu bulsaydın.”


3- “Sonra bir zaman gelir, insan değişir ve her şeyi bambaşka görmeye başlar.”


4- “Herkes kolayca çöker, önemli olan direnebilmektir.”


5- “Yakında havayı da parayla satacaklar.”


6- “Canım öyle ölmek istiyor ki. Ölmeyi çok istiyorum. Biraz ölmek istiyorum. Çok yorgunum. Belki de, artık uyanmam.”


7- “Tanrıya dua edelim, iyi insanların yoksul olmayacağı günler gelsin.”


8- “Bir şey çıkmayacağını bile bile aramak, ne kötü şey!..”


9- “Her birimiz acılarımızla birlikte yürüyen, acılardan oluşmuş bir geçit töreninin başında giden davuluz…”


10- “Babamın bir söz vardı. Yıkılmasına herkes yıkılır, derdi. Ama erkek olan dayanır.”


11- “Ne olursa olsun borç almak insanı yaralar.”


12- “Tüm sevgiler paranın etkisiyle inceldi.”


13- “Bir tek şeyi iyice öğreniyorum,” dedi. “Her zaman, her gün, hep yanı şeyi öğreniyorum. Başın dertteyse, canın yanmışsa, bir şeye ihtiyacın varsa… fakir insanlara git. Sana ancak onlar yardım eder… yalnız onlar.”


14- “İki, birden iyidir. Çünkü emeklerinin mükâfatlarını iyi görürler. Çünkü birisi düşerse, öteki onu kaldırır. Yazık, o kimselere ki, yapayalnızdırlar ve düştükleri zaman yardımlarına gelecek kimseleri yoktur. “


15- “Eğer ileriye doğru adım atılmasaydı, eğer insanlarda ilerleme açlığı olmasaydı, bombalar patlamaz, insanlar birbirlerinin boğazlarına sarılmazlardı.”


16- “İnsanın bir karış toprağı oldu mu, o toprak artık o insandır. O insanın bir parçasıdır. O insana benzer. Eğer o arazinin üzerinde yürüyorsa, o araziyi işletiyorsa, o acı çekerken üzülüyor, yağmur yağdıkça seviniyorsa, o mülk o adamın kendisi olur. Adam da… ona sahip olduğu için büyür. Başarılı olmasa bile, toprağıyla büyük olur.”


17- “Umutlarının öyle fazla coşmasına izin vermezsen, hayal kırıklığına uğramazsın.”


18- “Gece karanlıkta ortalıklarda olacağım. Bakabileceğin her yerde olacağım. Aç insanların karnını sayesinde doyuracağı bir kavga varsa ben orada olacağım. Nerede polis birini dövse ben orada olacağım. İnsanların çılgına dönüp haykırışında ben olacağım. Bebelerin açken akşam yemeğinin hazır olduğunu bilip gülüşlerinde ben olacağım. Ve insanlar kendi yetiştirdiklerini yiyip, kendi yaptıkları evlerde yaşadığı zaman, ben orada da olacağım.”


19- “Diyorum ki, belki günah değildir bu, belkide insanlar böyledir(…)Evet günah da yoktur erdem de. İnsanların yaptıkları şeylerin bazıları hoş, bazıları değildir ama kişinin bundan fazlasını söylemeye hakkı yoktur.”


20- “..Ne fazla hayal kurup kuşlar gibi yükseklere çıkın. Ne de kötümser olup böcekler gibi yerde sürünün..”


21- “Ben düşman denince hep şeytanı düşünürdüm. Bu yüzden tüm savaşımı şeytana karşı verdim. Ama memleket şeytandan beter bir düşmanın pençesine düşmüş.”


22- “İnsan bir düşünce için acı çekmiyor ve ölmüyorsa, işte o zaman korkun, bu tek nitelik insanın temelidir, ve insan bu tek niteliktir, evrende en üstündür.”


23- “İnsan bir yere alıştı mı bırakmak zor olur.”


24- “Bir kere gönlü yoksul oldu mu, çeyrek milyon dönüm bile kendini zengin hissettiremez ona.”


25- “Sakin ol, sabırlı olman şart. Bak Tom, o tip insanların hepsi yok olduktan sonra bizim gibiler hâlâ yaşıyor olacak. Asıl yaşayan insanlar biziz. Onlar bizi yok edemez. Halk biziz, biz devam ederiz”


26- “Banka insana benzemez. Elli bin dönüm toprağa sahip kişi de insana benzemez. O da canavardır.”


"İnsanı dört şey yükseltir: İlim, hilm, iyi fiiller, cömertlik."