“Mevsimlerini yas üzere geçirmiş olanların kitabı”

Mart 2017’de Sel Yayınları’ndan çıkan ve yazar Mehtap Ceyran’ın ilk kitabı olan Mevsim Yas, hayatını bir mevsim olarak ve bu mevsimi de hep yas üzere geçirmiş olanların kitabı…

Belki kitap hayatı yas üzere geçen insanların hikâyesini anlatıyor, fakat okuyucular bu kitabı okudukların da, hayatlarının her anında bir katille karşılaşabileceğini, bir arkadaşının öldürülebileceğini ve hatta kardeşinin intihar edebileceğini görebilecekler. Bir sözü vardır İbn’i Haldun’un: “Coğrafya kaderdir” der, hakikaten de öyle. Mehtap Ceyran, bu romanını kaderi olan coğrafyanın bir eseri olarak sunmuş bizlere. Yazar geçmişin de var olan politik hayatını görünen yüzüyle eserinde oldukça hissettirmiş. Romanda ki kahramanların mutlaka bir gerçekliği vardır elbet. İsimler farklı ama hayatlar benziyor, bugüne ve düne.

Romanın ana kahramanı olan Zehra, Batman’da öğretmendir. Arkadaşları Fesla, Taha, Nuri ve diğerleri ile birlikte 90’lı yılların karanlık, soğuk ve bir o kadar da kanlı günlerinden geçmektedir. Zehra, Hizbullah’tan sürekli tehdit mesajları almaktadır. Bununla da kalınmaz sürekli isimsiz mektuplarda gelmektedir. Roman’da güçlü bir kadın olarak görünen Zehra aynı zamanda sevgilisi Reşad’tan yeni ayrılmış ve onu unutmaya çalışmaktadır. Zehra bir yandan Reşad’ı unutmaya çalışırken Hizbullah’tan gelen tehditler onu korkutmaktadır. İsimsiz gelen mektuplar ise Zehra için her akşam okuduğu bir hikayeye dönüşmüştür. Bir yandan sevgilisini unutmaya çalışan bir yandan da isimsiz mektuplar alan Zehra bir gün Taha’nın kaybolduğu haberini alır. Hizbullah tarafından gelen maillerden yola çıkarak Taha’yı Hizbullah’ın kaçırdığını düşünmekte ve öldürüleceğinden korkmaktadır. Zehra’ya gelen diğer isimsiz mektuplarda hiç ummadığı ve çok yakınındaki birisinden geldiğini sonradan öğrenecek olan Zehra derin yaralar almaya devam edecektir.

Mehtap Ceyran, ilk romanı olan Mevsim Yas’ta sadece 90’lı yılların politik havasını yazmamış aynı zaman da o yıllarda, kadın olmanın, kız olmanın, annesiz ve babasız kalmanın ne olduğunu, baba figürünün nasıl canavarlaştığını ve ölüme kadar götürebileceğini gözler önüne sermiş. Kitapta Zehra’ya gelen isimsiz mektupları okuduğunuzda bu yaşta birinin bu cümleleri kurabileceğini düşünemiyorsunuz belki fakat kitabın içine derinleştikçe bu cümleler tam olarak böyle bir hayattan çıkabilir demekten de alamıyorsunuz kendinizi…

Bu kitabı okurken bir şeyi daha göz önünde bulundurmakta fayda olacak ki, o da Mehtap Ceyran’ın politik nedenlerle 1994 yılında tutuklanması ve 10 yıl sürecek olan hapishane gerçeğidir. Eğer bu kitap bu denli rasyonellik taşıyorsa, yazarın hayatından bir çok kesiti kitapta bulabileceğimiz ve o yılların doğruluğu hakkında da bize mesaj verecek olmasıdır.

Yazar, kadın olmanın ve hayatta kalmanın birçok zorluğunu sığdırmaya çalıştığı romanında, aslında insan olmanın ve insan kalmanın ne denli zor olduğunu cümlelerle anlatmak istemiş. Günümüz de politikanın din yoluyla yürütülmeye çalışıldığı ne kadar aşikar ise, o yıllarda da insanları korkutmak, onları sindirmek için din yolunun öncelikle bir yol olduğu o derece net görünüyor romanda. Anlayacağınız, yıllar geçse de bu topraklarda siyaset değişmemiş, değişmeyecek gibi görünüyor. Kaderimiz olan bu coğrafya, barış güvercinleri gelmeden ölmeye ve öldürmeye devam edeceğimizi söylüyor…

  • Mehtap Ceyran – Mevsim Yas
  • Sel Yayıncılık – Roman
  • 214 Sayfa