Olmayan Bir Köpeğin Hikâyesi: Bir Çocuğun Derin Yalnızlığı

Ayrılık, uzakta yaşayan ebeveynler teması çocuk edebiyatında özellikle okul, okul öncesi dönemi kitaplarında kolay kolay yerini bulamıyor; yaygın kanı neşeli, nispeten daha pozitif konulardan bahsedilmesi gerektiği. Bunu düşünenler haklı da olabilir elbette ama bir çocuğun yaşadığı sıkıntı ya da hisleri söz konusu olduğunda, ona bu dünyada yalnız olmadığını hissettirmenin önemli olduğuna inanıyorum ve bunun türlü türlü yollarından şahsım adına en önemlisi çocuk edebiyatı. Çocuk edebiyatı şifadır, hem sadece çocuklara değil, biz yetişkinlere de. Edward Van De Vendel’in yazdığı, Anton Van HertBruggen ‘ın resimlediği Olmayan Bir Köpeğin Hikâyesi özellikle bu açıdan oldukça önemli, üstelik Alman Gençlik Edebiyatı, Altın Palet gibi ödüllerin de sahibi değerli bir kitap. Ne mutlu ki Nurşen Kaya’nın Holandaca aslından çevirisiyle  Final Kültür Sanat Yayınları tarafından geçtiğimiz aylarda dilimize kazandırıldı.

Olmayan Bir Köpeğin Hikâyesi, Rüzgar ve onun olmayan köpeği, onun büyük yalnızlığının ve kocaman hayal gücünün hikâyesi. Daha ilk sayfada yalın ve net bir ifadeyle açılış yapıyor kitap:

“Rüzgar’ın gerçekte olmayan bir köpeği vardı.

Evet, bir köpeği vardı.

Ama bu köpek, aslında yoktu.”

İşte bu netlik özellikle hayali arkadaşı olan çocuklara iyi gelecektir eminim, kafa karıştırmadan ilerlemesini sağlarken minik okurların bir yandan da kitabın masalsı çizimlerine dalmış olacak. Rüzgar’ın hayali köpeği taklitler yapıyor, kolluklarıyla göle açılan Rüzgar’ın aksine korkusuzca derinlere dalıp çıkıyor; beraber çok iyi zaman geçiriyorlar. Tüm bunlara rağmen Rüzgar zaman zaman çok üzgün de olabiliyor, babası çok uzak bir ülkede ve ancak telefonla haberleşebiliyorlar… Babasına dair çizimlere bakınca, başındaki şapka, çantasından çıkan harita, Afrika kabilelerine özgü maskeler, flamingolar ve tropik iklimlerde yaşayan kuşlar arasındaki halini görünce onun bir kaptan ve dolayısıyla sürekli seyahatte olduğunu anlıyoruz. Bu kitapta özlem duygusu apaçık belirtilmemiş fakat telefon konuşmalarından sonra Rüzgar’ın gözyaşlarını yalayan olmayan köpeği bunu anlatmaya yetiyor.

Rüzgar’ın hayatı bir gün hayatına giren gerçek, herkesin görebildiği bir köpekle değişiyor ve hayali arkadaşı bir anda ortadan kayboluyor. Onun yeni arkadaşı biraz farklı, o, Rüzgar’ı olmayan köpeği kadar anlamıyor, tavşanların peşinden koşmayı seviyor ama pek cesaretli değil ve tüm bunlar büyük mesele değil. Hayal gücünü keşfeden Rüzgar artık yeni, zengin ve eğlenceli bir kapıdan içeri giriyor.

Olmayan Bir Köpeğin Hikâyesi’ni okumak için çocuk olmaya gerek yok, yaşsız kitaplardan biri; benim de içime çok dokunan bir kitap oldu. Çizimleri sanat eseri niteliğinde, her bir sayfada düşler âlemine dalmanız mümkün ve belki de bu yalın hikâyede, olağanüstü güzellikte çizimlerde kendinize, çocukluğunuza dair bir şeyler bulursunuz.

  • Olmayan Bir Köpeğin Hikâyesi – Anton van Hertbruggen
  • Final Kültür Sanat Yayınları
  • 40 sayfa