“Size bir hikâye anlatacağım, beğenirseniz ne alâ!”

leyla fontenÇocuk kitapları en az üstüne yorum yapılan ve tanıtılan kitaplardandır. Yine de aslında çocuk kitapları tanıtımı sanıldığından daha önemlidir. Çocuğunuza okuyacağınız kitapların onların yaş seviyelerine uygun olmaları, konularının anlaşılabilir olması, resimlemelerin çocuklara hitap edebilecek bir çizgide olması kitap seçerken dikkat edilmesi gereken noktalardan. Hikâyeden öte kullanılan dilin, seçilen kelimelerin de çok önemli olduğu kitaplardır çocuk kitapları. Kitap arkası tanıtımları çocuk kitaplarında bu noktalara cevap vermez. Bu durumda çocuk kitabı okumak hikâyede kullanılan kelimelerin her birinin öneminin çoğu zaman okurken anlaşıldığı bir sürece dönüşüyor. Biz büyükler, Alice’ın deyimiyle, resimsiz ve konuşmasız kitaplar okuduğumuz için – sahi resimsiz kitap da ne işe yarar ki? Neden “büyüklerin” kitaplarında hiç resim olmaz? Resmedilmiş hikâyeler neden çocuklara uygun görülür? – ve etkilenmeye çocuklardan daha kapalı olduğumuz için herhangi bir kitabı, herhangi bir öneri üzerine okuyabiliyoruz. En kötü durumda beğenmez bırakırız. Çocuklarda ise daha ince elenip sık dokunması gerektiğini düşünüyorum. Çocuklara okunan kitaplar onların hayata yönelik olumlu duygularını destekleyecek kitaplar olmalı, dünyaya bakışlarına seslenebilecek seviyede olmalı, yeni şeyler keşfetmelerine olanak tanırken, dünyaya farklı bir pencere açabilirken onları dünyaya yabancılaştırmamalı. Söz konusu kitap çocukları sarabilmeli ki çocuklar da kitapları ve okumayı sevebilsin. Çocuk beyninde gerçekten bastığınız yerlere biraz dikkat etmelisiniz. Alınan kitaplar körlemesine değil; çocuğun seviyesi ve zevkleri göz önünde bulundurularak alınmalı. Dediğim gibi bu konuda yardımcı olabilecek kritik sayısı oldukça az. Bu sebeple bir süre sadece çocuk kitapları üzerine yazmak istiyorum.

Tanıtacağım ilk kitap daha doğrusu kitaplar Redhouse Kidz yayınevinden çıkan bir seri. Tülin Kozikoğlu’nun hikâyesini yazdığı, Sedat Girgin’in çizimleriyle donattığı Leyla Fonten’den Öyküler serisi. Leyla Hanım, La Fontaine’in torunun torununun torunu, 86 yaşında ve birçok hayvan besleyen bir kadın. Bu hayvanların birbirlerinden çok farklı huyları var. Kedi Dila mutsuz, Örümcek Rıza öfkeli, Kuş Sema korkak, Köpek Kaya utangaç, Balık Sefa tembel, Kurbağa Eda Kıskanç, Sinek Feza sabırsız, Kirpi Mina inatçı ve Fare Tuna ise bilmiş. Leyla Hanım ise bize onların bu karakterlerini eğlenceli hikâyelerle anlatıyor.

Kedi Dila
Örümcek Rıza Kirpi Mina

9 kitapta farklı karakter özelliklerinin yansımalarının bulunduğu seride kullanılan dil özellikle harika. Kozikoğlu’nun oldukça ilgi çekici ve akıcı bir anlatımı var. Cümleler şiirselliği yakalamak için anlamsızca devrilmemiş. Anlamı zorlayacak uzunlukta tamlamalar yok. Çocuklar daha ilk sayfadan hikâyenin içine giriyor ve merakla dinleyeceklerdir. Özellikle kelime seçimlerinde çocukların yanında dikkatli olunması gerektiği, duydukları kelimeleri hemen kaptıklarını biliyoruz. Bu seride bu konuda endişelenmenize gerek yok. Kozikoğlu, çocuğa olumsuz duygular yükleyebilecek kelimeler ve yargılamalardan başarıyla kaçınmış.

Kitaptaki çizimler çok ilgi çekici ve sade. Sadece resimlerine bakarak bile hikayeyi oluşturmak mümkün. Çizimler net, renkler göz yormuyor ve oldukça sade. Çocuklar bu çizimlere bakmaktan zevk alacaklardır. Arka planın kalabalık olmaması hikâyenin de akıcılığına katkıda bulunuyor. Kitap hikâye ve çizimler olarak tam bir bütünlük içinde, çocukların çok çabuk dağılabilen ve zor toplanan dikkatlerini toplamaya oldukça uygun durumda. Girgin’in muazzam kalemi harika bir aileye hayat veriyor.

Giriş

Bu kitabı tüm seri olarak çocuklarınıza okumanızı gerçekten öneriyorum. Bunun yukarıda saydıklarımın dışında oldukça önemli bir sebep daha var ki o da hikâye örgüsü. Farklı kişilik özelliklerine sahip her bir hayvan bu özelliklerin getirdiği zorluklarla karşılaşıyorlar. Rıza kendisini gerçekten öfkelendiren, Sema korkutan durumlarla karşılaşırken, Mina ise inatçılığının arttığı bir durumda kalıyor. Yine de hikâyelerin hiçbiri sonunda “korkak olmamalıyız, utanmamalıyız” vb. çocukları sahip oldukları karakter özelliklerini reddetmeye, onlardan hoşlanmayıp hatta utanmaya yöneltecek bir kıssadan hisseye sahip değil. Bu serideki farklı özellikteki tüm hayvanlar arkadaşlarının (ya da ailelerinin) yardımıyla karşılaştıkları zorlukları aşıyorlar. Her şeye rağmen birbirlerini sevmeye devam ediyorlar. Bu özelliklerinin getirdiği zorlukları farklı düşünüş tarzları ve yönlendirmelerle aşıyorlar. Kısacası, Örümcek Rıza sihirli bir dokunuşla sinirlenmeyen sakin bir özelliğe kavuşmuyor ama bu öfkesini ifade edebileceği başka bir yol buluyor. Kedi Dila mutsuzluğunu dönüştürecek bir yol bulurken, köpek Kaya utangaçlığın o kadar da kötü bir özellik olmadığını öğreniyor. Bu kitaplar sadece çocukların kendi kişilik özellikleriyle barışmaları için değil aynı zamanda yetişkinlerin de çocuklarının kişiliklerini kabullenmesine ön ayak oluyor. Özellikle Kirpi Mina kitabının sonu yetişkinler için bir ders niteliğinde: “Unutmayın inat etmek için iki kişi gerekir.”

Bu seri çocuklarınıza duygularını tanıma ve onları kabul etme yolunu gösterirken olumsuz duyguların da hissetmek için olduğunu gösteriyor. Olumsuz duygular hissettiklerini fark etmelerini ve onları da kabul ederek ‘neden böyle hissettiği’ konusunda çözümler geliştirmeyi de öğrenecektir. Leyla Hanımın yargılayıcı olmayan ama olayları komikleştiren anlatımı belki de çocukların hayatta kazanabilecekleri en önemli duruşlardan biri. Kimseyi yargılamadan yaşamak, her olayın içinde iyiliği güzelliği görmek, yine de sorumluluk sahibi olan biri olabilmek. Yetişkinler de bu kitabı okurken bu konuda Leyla Hanım’dan ders alabilirler. İnanmazsanız Leyla Hanımın anlatacağı hikâyelere kulak verin.

Fotoğraflar Sedat Girgin’in kendi sitesinden alınmıştır. Daha fazlası için: http://sedatgirgin.com/