Yılanı Öldürseler’de Ataerkil Zihniyet

kitap foto

 

İnsan insana benzer de, yıllar yıllara benzeyebilir mi? Benzermiş. İnce Memed romanıyla dünya çapında üne kavuşmuş yazarımız Yaşar Kemal, Yılanı Öldürseler adlı romanında tam da bunu kanıtlar. 1950’li yıllarda yazıldığını bildiğimiz bu roman, bir töre cinayetini kan davasını konu edinir. Tıpkı 2016 Türkiye’sinde her gün gazetelerde üçüncü sayfa haberlerinde okuduğumuz şeyler gibi..

‘’Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi… Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. […] Ben etle kemik nasıl birbirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum.‘’

Kendisinin de ifade ettiği gibi, Yaşar Kemal’in sanatı halkın ve proletaryanın çıkarlarının emrindedir. Bu yüzdendir ki Kemal eserlerinde halka yönelir ve problemleri ustaca kaleme alır.. Yılanı Öldürseler, bir ölümle başlar ve bir ölümle son bulur. Roman, 6-7 yaşlarındaki bir çocuğun bakış açısıyla yazılır. Hasan’ın babası Halil’i, karısı Esme’nin aşığı Abbas öldürür. Bu hadiseden sonra dramatik olaylar silsilesi başlar. Kısaca değinirsek, ölümden hemen sonra Abbas öldürülür. Halil’in annesi yani Hasan’ın babaannesi Abbas’ın ölümüyle tatmin olmaz ve suçlu olarak Esme’yi işaret eder. Esme’nin ölmesi gerekmektedir. Ve artık böylece Halil’in ölümü meselesi aşamalarla önce kan davası ve sonra namus davasına doğru ilerler.

Ataerkil toplum yapısı bir süre sonra ataerkilite boyunduruğuna girmiş kadın zihniyetini ortaya çıkarmıştır. Elimizdeki romanda, bu zihniyetin temsilcisi babaannedir. Nitekim, Yaşar Kemal bu durumu yılan metaforuyla süsler. Kimin yılan olduğunu, bu yılanın bir çocuktan nasıl anne katili, bir anneden nasıl kurban yaptığını sorgulatır. Kanımca babaanne, kemikleşmiş bir zihniyetin tek vücut olarak sunulmuş hâlidir.

Geçmişten günümüze dinler, gelenek ve görenekler kutsiyet arz edilen ve bu uğurda yapılan her şeyin meşrulaştırıldığı bir sistem hâline getirilmiştir. Yılanı Öldürseler ise bu sistemi, sistemin hüküm sürdüğü zihniyeti anlatan, arka planında ağır eleştiriler içeren ve geçmişten günümüze devam etmekte olan acı töre olaylarını göz önüne seren bir roman olarak karşımıza çıkar. Ve bize de sadece yılanın kim olduğunu ve başının nasıl ezilmesi gerektiğini sorgulamak kalır..

Kaynak: Kemal, Yaşar. Yılanı Öldürseler. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, Mart 2015
Kemal, Yaşar. ”Edebiyat ve Poetika”. Söyleşi yapan: Abdi İpekçi
Milliyet (19 Nisan 1971) << www.yasarkemal.net >> ( Er. tar: 28 Aralık 2015 )

Doktoraya adım adım ilerlemekte, her zaman okur, yazmaya çok meyilli. Ne demiş Charlie, ''Daima sevgiler..''