Hayriye Ünal’ın kaleme aldığı Eleştirinin Yeni Yasaları daha “Sunuş” kısmında “Bu kitap şiir üzerine değil, eleştiri ve poetikdüşünce üzerine düşünen bir kitap.” açıklaması ile okuyucuya ne vadettiğini gösteriyor. Kitap üç bölümden oluşuyor.
- Topolojik Eleştiri
- Etki Üretme
- Heterodokslular
Peki, eleştiriye kafa yorarken bunu hangi yolla yapıyor?
1- Teorik çerçeve önererek sınanabilir teklifler sunuyor;
2- Yeni araçlarla yeni mecraları gözeterek kapsamlı bir eleştiri anlayışı öneriyor;
3- Şiir tarihinin verili anlam çerçevesine bağlı kalmaksızın onu otopsi masasına yatırıyor;
4- Son olarak da eleştiriyi bir uzmanlık alanı olarak tanımlıyor.
“Eleştirinin yeni metotları neler?”, “Şiir eleştirisi nasıl yapılır?” sorularına cevap arayan Hayriye Ünal “eleştiri teorisine” dair hipotezler üreterek kitapta bu sorulara yanıtlar arıyor. Üç kavram üzerinden (topos, topoloji, poetik uzay) topolojik eleştiriyi şiire uygulayarak alınacak yolları anlatıyor.
Topolojik eleştiri adını verdiği strateji üç başat analiz önerisinden oluşuyor. (konum analizi, kompaktlık analizi ve etki analizi) Bu bölümden aldığım notlar şöyle:
- Eleştirmenin işi, kültürel değerlemeyi poetik değerin önüne koymadan soyutlamayı, zamansallıktan da arındırmayı sağlamaktır.
- Eleştiri, şiirden şiire giden saklı yolları bilme sanatıdır. (Harold Bloom alıntısı) ile şiire etki eden kuvveti varsayıp aramalıdır.
Özgür Kuşun Eti Başlıklı yazı ile başlayan ikinci bölümde ise “Özgürlüğüm içinde seçtiğim şiir yazma eylemimin ereklerini- yani iyi şiirin kendisini- elde ettiğimi hissediyorsam hiçbir onayın yükümü hafifletmeyeceğini, bunu tek başıma taşıdığımı bilirim.” diyor Ünal. Şairler için açıklayıcı bir ifade olmuştur.
Şiirde melez dilin şairi anonimleştirilmesi konusunda, farklı şairlerin benzer şiirler yazması, imzanın öneminin kalmaması, biçem/üslubun muğlaklaşması gibi sonuçları doğuracağını ve şair adlarını kapatıp şiirlere baktığımızsa şiirleri tanıyamaz hale geleceğimizi okuyoruz.
Yaratma/düşünme/ifade etme özgürlüğü şiir açısından hep sürmektedir. Şiirin özelliklerini kategori eden şair aşağıdaki tanımlarla odağımızı belirliyor.
a) Bireysel şiirler
b) Herhangi birinin şiiri
c) Metamodern şiir
d) Yalın,toplumsal boyutu olan, imgeci-özerk şiirler
e) Deneysel, görsel, kavramsal, belgesel, göstergesel şiirler
f) Politik doğrucu şiirler
“Güçlü şairler, şiir ideası değiştirme gücü olan dolayımcılardır. Ancak yaygın ve genel kabullerin hakim olduğu şiir dünyasında bu aykırı tutum, onu fiilin içine gömer. Şaire düşen, bu zorluk karşısında pes etmemektir. Onun payına düşen iş, sınırları genişletme/ yoklama çabasını sürdürmektir.”
Görsel şiir eleştirisi bölümünde şair Derya Vural’ın yazıyla tamamlanmamayı, bilakis eksilmeyi sürdüren görselleri üzerinden okuyucuya bakış açısı sağlanıyor.
Gelelim son bölüm Heterodoksluklar’a “Azınlığın sanatı yolunda çoğunluğun diktesinden sıyrılma araştırmaları”
-Büyük Şair nitelemesi nasıl oluşmuştur?
-Türkçe şiiri mi Türkçe Şiir mi?
-Dişil yazın perspektifinden Türk şiirinin serüveni (yazar burada “kadının toplumsal cinsiyet rolünden ziyade yazan kadın öznenin şiirde bedensel varlığını hissedip hissetmediğini, kadın dili oluşturup oluşturmadığını, özgürleşme vurgularını inceleyeceğim.” demiştir. Bu bölüm oldukça katmanlı.)
-Hayvan Oluştan-Şiire Gitmek
–Antroposen çağda doğanın sessiz sakinleri için şiir içi fragmanlar
-Eleştirenler
-2000 sonrası şiir eleştirisine panoramik bir bakış
Buzdokuz Dergisi 30. Sayısında Mehmet Öztek ile söyleşi bölümde Öztek’in “Şiir ile ilgilenen herkesin muhakkak eleştiriye de kafa yorması gerektiğini” vurguladığı bir kısım var. Ben de şiir yazmaya çalışan biri olarak Hayriye Ünal’ın Eleştirinin Yeni Yasaları kitabını inceleme okuma fırsatı buldum. Şairin eleştiriye yeni bir soluk getirdiğini görmek beni heyecanlandırdı. Okumanızı tavsiye ederim.