Bir çocuğun kendini ilk kez “başka” hissettiği anın kesin bir tarihi yoktur. Bazen bir oyun sırasında olur, bazen bir bakışta, bazen de yalnızca başkalarının fısıltısında. Çocuk edebiyatının güçlü örnekleri tam bu anın etrafında dolaşır. Alan Barillaro’nun Tavşan Bunns kitabı da böyle bir yerden başlıyor: Bir tavşanın hikâyesini anlatırken aslında farklılık, aidiyet ve cesaret üzerine düşünmemizi isteyen bir anlatı kuruyor.
Kitabın yazarı ve çizeri Alan Barillaro, animasyon dünyasından gelen bir isim. Yazarlığını ve yönetmenliğini yaptığı Piper adlı kısa filmle 2017 yılında Oscar kazanan Barillaro, uzun yıllar Pixar’da çalıştı ve Kayıp Balık Nemo, İnanılmaz Aile, İnanılmaz Aile 2, Oyuncak Hikâyesi 2, VOL-İ ve Cesur gibi popüler animasyon filmlerinin yapımında yer aldı. Kariyerine henüz 16 yaşındayken başlayan Barillaro, Pixar’da yaklaşık 25 yıl çalıştıktan sonra bugün PASSION PICTURES’ta yaratıcı yönetmen olarak çalışıyor. Ontario eyaletine yaptığı kültürel ve sanatsal katkılar da Kanada Avam Kamarası tarafından ödüllendirildi.
Tavşan Bunns’ta bu görsel arka plan açıkça hissediliyor; çayırın genişliği, gölün yüzeyi ya da ormanın karanlığı neredeyse bir animasyon sahnesi gibi kurulmuş. Barillaro kitabın hem yazarı hem de çizeri olduğu için metnin anlatısı ile görsel dünyası birbirini güçlü bir şekilde tamamlıyor. Yazarın çocuk edebiyatındaki bir diğer kitabı ise Suyun Bizi Götürdüğü Yer.
Kitabın Türkçe çevirisi Hatice Meryem Gelgör’e ait. Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim bölümündeki lisans eğitiminin ardından Goldsmiths, University of London’da Çocuk Edebiyatı ve Yaratıcı Yazarlık üzerine yüksek lisansını tamamlayan Gelgör, bir süre serbest çevirmen olarak çalıştı. 2017 yılında uluslararası bir televizyon kanalında kültür sanat haberleri yapmaya başladı; 2020 yılından bu yana ise çocuklara yönelik yapımların hayata geçmesi için yürütücü yapımcı ve senaryo editörü olarak çalışıyor.
Hikâyenin merkezinde Bunns adında küçük bir tavşan var. Yeraltındaki bir tavşan yuvasında, altı kardeşiyle birlikte doğuyor. Daha ilk andan itibaren meraklı bir yavru olduğu anlaşılıyor; etrafındaki dünyayı dikkatle dinleyen, olan biteni fark eden bir tavşan. Bir süre sonra farkediliyor ki, Bunns’ın kulakları diğer tavşanlarınkine benzemiyor. Uzun ve sivri değil, kısa ve yuvarlak. Tavşanların dünyasında kulak yalnızca bir organ değil, aynı zamanda kimliğin bir parçası. Çayırdaki tavşanlar kısa kulaklı bir yavrunun doğduğunu duyduklarında fısıltılar başlıyor. Farklılık kısa sürede korkuya, korku da dışlanmaya dönüşüyor.
Bunns’ın ailesi yavrularını korumak için onu bir süre yuvalarında tutmaya karar veriyor. Bunns ise her sabah annesine aynı soruyu soruyor: “Kulaklarım uzadı mı?” Çünkü dışarıya çıkmak istiyor. Bahar geldiğinde nihayet o gün geliyor ve Bunns ilk kez çayıra çıkıyor fakat bu karşılaşma hayal ettiği kadar sıcak olmuyor. Tavşanlar ona tuhaf tuhaf bakıyor; bazıları korkuyor, bazıları bu farklılığın uğursuzluk getireceğini düşünüyor. Sonunda Bunns’ın ailesi çayırdan ayrılmak zorunda kalıyor.
Bunns bu durumu kendi suçu gibi görüyor. Farklı olduğu için ailesinin yuvasını kaybettiğini düşünüyor. İşte tam bu noktada hikâye bir maceraya dönüşüyor. Tavşanlar arasında anlatılan eski bir efsaneye göre Büyük Orman’da yaşayan Ruh Tilki zaman zaman uyanır ve bir tavşana dilek hakkı verir. Bunns bu umuda tutunuyor: belki kulaklarını değiştirecek bir dilek bulabilir. Bunun üzerine gizlice yola çıkıyor.
Büyük Orman’da onu yalnızca tehlikeler değil, yeni karşılaşmalar da bekliyor. Mavi alakargalarla yaşadığı talihsiz karşılaşma, göle düşmesi ve ardından Bee adlı küçük bir sinek kuşuyla tanışması bu yolculuğun yalnızca bir dilek arayışı olmadığını gösteriyor. Bee de tıpkı Bunns gibi yalnız bir yolcu. İkisi arasındaki dostluk, hikâyenin en sıcak tarafını oluşturuyor. Yolculuk ilerledikçe Bunns’ın farklılığının aslında bir eksiklik değil, dünyayı başka türlü duymasını sağlayan bir özellik olabileceği ortaya çıkıyor.
Tavşan Bunns on bir yaş ve üzeri okurlar için öneriliyor. Bunun nedeni yalnızca metnin uzunluğu değil; hikâyede dışlanma, korku ve aidiyet gibi duygular önemli bir yer tutuyor. Fantastik dünyalara ve hayvan karakterlere ilgi duyan çocuklar için özellikle çekici bir hikâye.
Ebeveynler açısından kitabın dikkat çekici tarafı ise mesajını açıkça söylemek yerine hikâyenin içine yerleştirmesi. Bunns’ın kısa kulakları başta bir eksiklik gibi görünse de yolculuk ilerledikçe bunun onun dünyayı farklı bir şekilde duymasını sağladığı ortaya çıkıyor. Çocukların bu hikâyede en hızlı fark ettiği şeylerden biri de bu: bazen farklı olmak bir sorun değil, tam tersine dünyayı anlamanın başka bir yolu olabilir.

- Tavşan Bunns – Alan Barillaro
- Genç Timaş – Roman
- 336 sayfa
- Çeviri: Hatice Meryem Gelgör