Çocuklara ve hep çocuk kalanlara: Yeni çıkan 15 çocuk kitabı

Yeni çıkmış kitaplar arasından yaptığımız seçkide, birçok farklı ülkeden değişik çizgiler ve konularla minik okurların düşünce ve hayal gücünü geliştirecek, şekillendirecek alternatif öneriler hazırladık.

İşte raflardaki yerini almış 15 farklı çocuk kitabı!


1. Sevgi Masalı – Samed Behrengi

Samed Behrengi’nin “Sevgi Masalı”, yeryüzünde kimsenin kendisiyle konuşmaya layık olmadığını düşünen padişah kızı ile ona âşık olduğu için saraydan kovulan Koç Ali’nin hikâyesini anlatır. Ne ki kimseleri beğenmeyen padişah kızı, sonunda en dipsiz kuyu olan yalnızlığa düşer ve hastalanır.

Padişah kızı, kendisinin de içinde iyilik olduğunu ve sevginin iyileştirici gücünü ona anlatılan “Sevgi Masalı”yla anlar.


2. Şapkadaki Balık – Melek Özlem Sezer

Sıcak bir yaz günü kalabalık bir aile deniz kenarında piknik yapmaktadır. Birden büyükbabanın şapkası denize düşer, şapkayı çıkardıklarında içinde birazcık kum, birazcık yosun, bir de kıpır kıpır, minicik kırmızı bir balık vardır. Ne yapacağını bilemeyen aile, bu kırmızı balığı bardağa koydukları gibi eve getirir. Ama balık denizi özlemektedir… Evdekiler her sabah denizden gelen bir sürprizle uyanır: Bir gece deniz tuzu her yanı kaplamış, başka bir gece yosunlar dört bir yana saçılmıştır.

Melek Özlem Sezer bu kitabında, doğadaki her canlının yaşamına saygı göstermenin ne kadar önemli olduğunu, seslerle örülü yalın bir dille anlatıyor. Deniz Üçbaşaran’ın büyülü çizimleri ise sizi masmavi kumsallara götürecek.


3. Oz Büyücüsü – L. Frank Baum

“Bir kalbin değeri ne kadar sevebildiğinle değil, ne kadar sevildiğinle ölçülür.”

Kansas’taki evinden bir fırtınayla koparılan Dorothy ve köpeği Toto, Oz Diyarı’nda mahsur kalır. Kuzeyin Cadısı ve Munchkinlere kulak veren Dorothy sarı tuğlalı yola çıkar ve ona yardım etmesi için, Zümrüt Şehir’de yaşayan Oz Büyücüsü’nü aramaya koyulur. Korkuluk, Teneke Adam ve Korkak Aslan ile beraber Dorothy arkadaşlık, büyü ve tehlike dolu bir maceraya çıkar.


4. Zürafalar Dans Edemez – Glies Andreae

Gerald uzun boylu bir zürafaydı.

Boynu da ince ve uzun.

Ama çarpıktı bacakları,

Ve biraz da sıskaydı doğrusu.

Gerald, Orman Dansı’nda diğer hayvanlarla birlikte dans etmeyi öyle çok istiyordu ki, ama zürafaların dans edemeyeceğini herkes biliyordu… ya da neden dans edemesinler ki?

“Hepimiz dans edebiliriz,” der Gerald. “Yeter ki sevdiğimiz müziği bulalım.”

Farklı olduğun için, farklı bir şarkıya ihtiyacın olur. Kendin için, kendi bildiğin şekilde, gönlünce dans edebilirsin böylece… Bu, dokunaklı olduğu kadar eğlenceli başarı hikâyesi, çevrildiği her dilde, 15 yılı aşkın bir süredir ailelerin en sevdiği başucu kitaplarından biri!


5. Meraklı Çakıl Parkta – Nazlı Deniz Güler

Güneş ışıl ışıl aydınlatıyordu, yemyeşil oyun parkını.

Parkın tam ortasında duran Çakıl, çekti temiz havayı içine, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle.

Meraklı mı meraklı, sevimli mi sevimli Çakıl’ın her macerasında bir duygu gizli. Bu kitapta da “utanmak” ile ilgili sıcacık bir öykü var…


6. Bay Lemoncello’nun Kütüphane Olimpiyatları – Chris Grabenstein

GENÇLER, HER YAŞTAN OKUYUCULAR DÜNYANIN İLK KÜTÜPHANE OLİMPİYATLARINA HOŞ GELDİNİZ! İyi şanslar ve iyi eğlenceler! Eğer hazırsanız… OYUNLAR BAŞLASIN!

Bay Lemoncello, yetenekli çocukları dünyanın ilk Kütüphane Olimpiyatları’nda yarışmak için davet ediyor. Eğlenceli olacak mı diye soruyorsanız, şöyle diyelim: Dalga mı geçiyorsunuz? Bay Lemoncello’nun ne yapacağı hiç belli olmaz! Ama yine de içeride neler olup bitecek kısaca anlatalım. Bay Lemoncello yarışmanın büyüsüne kapıldığı için kütüphanede gelişen tuhaf olayların farkına varamaz. Bir anda kitaplar ortadan kaybolur, çocuklar akılalmaz zorluklarla karşılaşırlar. Yaşanan bütün bu güçlüklere rağmen takımlar birbirinden hoşlanmasa da kütüphanedeki gizemi çözmek için bir araya gelmek zorundadırlar. Artık bu sıradan bir oyun değildir. Bu, Bay Lemoncello Kütüphanesi’nin gerçek şampiyonlarını bulma çabasıdır.


7. Ayasofya’nın Anahtarı / Davetsiz Dedektifler – Özgür Özgülgün

Davetsiz Dedektifler, çocuklar için kaleme alınmış, polisiye tadında dedektif öykülerinden oluşuyor. Her öykü merak, akıl yürütme, gözlem gibi temel yaşamsal ögeleri öne çıkaran heyecanlı olaylarla dolu… Öykülerin kahramanları olan Can ve Şevval, sizler gibi meraklı çocuklar. Onlarla kimi zaman Kahire Müzesinin karanlık koridorlarında, kimi zaman Ayasofya’nın uçsuz bucaksız dehlizlerinde nefes nefese bir serüvene hazırsanız, haydi öyleyse! Oyuncu Özgür Özgülgün çocuklarla buluşmaya şimdi de satır aralarında devam ediyor.


9. Barışbaz / Kozalak Savaşları – Atilla Baran

“Ben kitap okumayı sevmem!” mi diyordun? Artık bahanen kalmadı. BARIŞBAZ; kitaplarla arası hiç iyi olmayanların bile fikrini değiştiriyor. Bu kitabı eline alan her çocuk bir günde bitiriyor.

Anne babalar bile şaşırıyorlar, “Kimmiş bu Barışbaz?” diye. Bu renkli dünyaya bir giren bir daha çıkmak istemiyor. Tabii maceranın devamını da merak ediyor. Elbette macera devam edecek. Barışbaz da bunu her şeyden çok istiyor!

Ve bu arada diyor ki: “Her şeye mutlaka bir çocuk eli değmeli!” Sen ne dersin?


10. Küçük Tilki – Irina Korschunow

Küçük tilki ormanda yalnız başına yatıyordu, korku içindeydi! Üşüyordu. Acıkmıştı. Oradan geçen bir anne tilki küçük tilkinin sesini duydu. Yoluna devam etmeyi gerçekten çok istiyordu; yuvasında onu bekleyen üç yavrusu vardı. Ama kimsesiz küçük tilkiyi ormanda bir başına bırakamazdı!  Kalbini ve yuvasını küçük tilkiye açtı…

 Alman edebiyatının bol ödüllü yazarı Irina Korschunow’un 1982 yılında yazdığı ve dünya üzerinde milyonlarca çocuğa ulaşan modern çocuk klasiği Küçük Tilki ilk kez Türkçede! Çocuklarda sevgi ve aidiyet duygularının gelişimini destekleyen Küçük Tilki kitabı, aralarında kan bağı değil, sevgi bağı olan bir tilki ailesinin öyküsüyle kalpleri ısıtıyor. Öykünün sonunda yer alan sayfalar; sevgi, hayvan hakları ve yaşama dair derin soruları çocuğunuzla konuşmanıza imkan tanıyor.


11. Demir Yolu Çocukları – Edith Nesbit

Londra’nın zengin bir semtinde oturan Roberta, Peter ve Phyllis çok mutlu bir yaşam sürüyorlardı. Ancak ailelerinin başına gelen bir şanssızlık sonucu büyük şehirdeki hayatlarına veda etmek zorunda kaldılar. Babaları uzun bir süreliğine uzaklara gidince, çocuklar anneleriyle birlikte küçük bir köye taşındılar.  Köyde yaşamanın bazı zorlukları vardı ve başlangıçta çok şaşırtıcı şeyler gördüler. Ancak zamanla yeni dostlar edinince, köy hayatının da çok eğlenceli ve hatta maceralı olabileceği ortaya çıktı.


 12.  Işık Festivali / Çook Doolan – James Roy

 

Mehaba, benim adım Çook. Bu, benim adlarımdan biri. Asıl adım ise Simon. Simon Doolan.

Çook ile arkadaşı Praj, Hindu bayramı Diwali’ye gitmeyi planlıyorlardı. Bu, çok eğlenceli bir etkinlik gibi görünse de, büyük kalabalıklardan korkan Çook’u endişe sarmıştı. Ancak Praj, Çook’un kalabalık korkusunu yenmesine yardım edebileceğini düşünüyordu.


13. Hop Güm! – Helga BanschHeinz Janisch

Sigmund ilk uçuş denemesinde kafa üstü küt diye düşer. Zavallıcık artık diğer kuşlar gibi cikcikleyemez. Anne babası gece gündüz yavrularının başından ayrılmaz, onun için ellerinden gelen her şeyi yapar, ona uçmayı öğretirler. Ancak Sigmund ne zaman konuşmak istese sadece “HOP GÜM!” diye gaklar hüzünle. Yaşlı beyaz bir tavşan, Sigmund’un bu halinin farkına varır ve eski neşesini bulması için ona yardımcı olmayı teklif eder.

Heinz Janisch ve Helga Bansch’tan minikleri gülümsetecek yeni bir hikâye…


14. Neye Benzer Gelecek – Olivier de Solminihac

Müzikal diliyle Fransız çocuk edebiyatına yeni bir üslup getiren Olivier de Solminihac imzalı Neye Benzer Gelecek, büyürken bol bol soru soran ve her yerde yanıt arayan küçük okurlara yol gösterecek kısa bir roman.

8 yaş ve üzeri kitapseverlerin ilk okuma kütüphanelerini zenginleştirecek Neye Benzer Gelecek, “Ben kimim?”, “Geleceğim nasıl olacak?” gibi sorular üzerine düşünen Lukas adındaki küçük bir kurdun kendini keşif serüvenini anlatıyor.

Junko Nakamura’nın özgün resimleriyle renklenen Neye Benzer Gelecek, çocukları soru sormaya, düşünmeye ve farklı görüşleri dinleyip kendi yolunu çizmeye cesaretlendiriyor.

Lukas, 8. yaş gününü kutlayan meraklı bir kurttur. Doğum günü partisinin akşamında aklına, kim olduğu ve geleceğinin nasıl olacağına dair çeşitli sorular takılır. Sorular üzerine düşünüp dururken ormanda kısa bir yürüyüşe çıkar. Yol boyunca astrolog bir kuzu, toplumbilimci bir tilki ve bir grup kötümser baykuşla karşılaşır. Kafasındaki soruları onlarla paylaşıp karşılığında bambaşka yanıtlar alınca aklı iyice karışır. Gecenin sonunda bir yerde uyuyakalır. Sabah uyandığında, aniden karşısında beliren bir köstebek, çok geçmeden Lukas’ın gerçekleri keşfetmesini sağlar. Aslında hiç kimse geleceği göremez. Kim bilir yarın ne olacak? Kim bilir bugün ne olacak?..

Gelecek ile ilgili zihinleri kurcalayan sorulara açıklık getiren bu düşündürücü kitap, büyüyünce ne yapmak istediğini ya da nasıl bir insan olmak istediğini anlamaya çalışan miniklerin yolunu aydınlatıyor.

Çocukların düşünsel gelişimlerine katkı sağlayacak felsefi bir öykü anlatan Neye Benzer Gelecek, geleceğin kişinin kendi emekleriyle ve kararlarıyla şekillenecek bembeyaz bir sayfa olduğunu anımsatıyor.

“Okumaya yeni başlayanlar için özel bir kitapla karşı karşıyayız. Çünkü yazar, öyküden çok felsefi bir sorgulamadan yola çıkmaya karar vermiş.”
-Les Pages Qui Tournent-


15. Gerçeklerle Büyümek Düşlerle Yürümek – Miyase Sertbarut

Aşkın Halleri…

Farklı edebi türlerde verdiği eserlere çocuk ve gençlik edebiyatımızda kendine özgü bir yeri olan birçok ödülün sahibi Miyase Sertbarut’tan, okurların kalbine seslenen umut dolu bir sevda öyküsü…

Gerçekle Büyümek Düşlerle Yürümek, üniversiteyi kazanamayarak erken yaşta iş hayatına atılan Özlem’le, ailesinin tıp fakültesini kazanması için sürekli baskıda bulunduğu lise son sınıf öğrencisi Taylan arasında filizlenen aşka ve bu aşk etrafında gençliğin sorunlarına ve gerçekliğine ayna tutan naif bir roman.

Özlem de Taylan da aslında oldukça tanıdık gençler: Miyase Sertbarut’un yarattığı karakterler o denli hayatın içinden ki, kitabı okumaya başlayan her okurun kendini Özlem’le veya Taylan’la özdeşleştirmesi kaçınılmaz oluyor. Hangimiz idealleri uğruna ailesine karşı çıkmayı aklından geçirmemiş veya en azından bu uğurda küçük de olsa bir girişimde bulunmamıştır ki?! İşte Özlem’i ve Taylan’ı bu denli içten ve okura yakın hissettiren duyguların en temel sebepleri de bunlar: Onların gösterdiği ama bizim göstermekten korktuğumuz cesaret ve özgüven…

Romanın kahramanı Özlem, gençlik aşkının ona duyumsattığı heyecanları yaşarken bir yandan da ideali olan üniversite için hayaller kurmaktadır. Ama iki zor sınavdır bu. Biri yüreğini, diğeri aklını ve bilgisini zorlamaktadır. Romanın diğer kahramanı Taylan da benzer bir labirentte kendisine yol aramaktayken Özlem’le masalsı bir aşk yaşayabileceğini düşünür. İlk adımı atar, ama yol uzundur ve hayatta pek çok şey bizim kontrolümüzde değildir.

Karanlıkla aydınlığın iç içe geçtiği bir girdapta, farklı ruh halleri ile bir sarılıp bir ayrılan bu iki genç yüreğin öyküsü, aşkın tüm tanımlarına bambaşka bir anlam katmayı vadediyor!

Eğitimde fırsat eşitsizliği, erken yaşta iş hayatına atılan gençlerin karşılaştıkları zorluklar, üniversiteye hazırlanan öğrencilerin gördüğü aile ve çevre baskısı, istemeyerek yapılan tüm tercihlerin hayatı nasıl etkilediği gibi hassas konuları gündeme taşıyarak, mevcut sisteme eleştirel bir perspektifle yaklaşan yazar, insanın hayallerine ulaşabilmesi için geleceğe umut dolu gözlerle bakmayı öneriyor…

Ne Okuyorum? ekibinin kolektif paylaşımlarının hesabıdır. Arkasında sadece bir kişi yoktur. Bir fikir vardır! Hiç!