Bir an duruyor, ne yaptığımıza bakıyor ve aynı anda büyük bir pişmanlık hissediyoruz.
- Yapmalı mıyım, gerçekten yapmalı mıyım? Kim söylüyor? Hoşlanmamam, sevmemem gerekenler bu denli hayatımın içine nasıl girer?
- Bunları yapan aslında ben değilim. Tam bir boşluğun içinde olduğum zaman, gereksizliklere mi sevk ediliyorum?
- Ama nasıl? Kaç kere söz vermedim mi? Kaç kere plan yapmadım mı? Mesela haftada üç kere … Kaç kere plan yaptım?
- Boş versene, bazı alışkanlıklar küçükken kazanılıyor, şimdiki aklımla eskiye dönseydim ve bunları alışkanlık haline getirmeye başlasaydım…

Burada duralım; benzer düşünceler mutlaka aklımızdan geçiyordur. Yukarıda basit formuyla yer alan ve binlerce biçimde çoğaltılabilecek bu yargının, deyim yerindeyse romanlaşmış hâli İvan Osokin’in Tuhaf Yaşamı’dır.
Bu romanı okuduktan sonra, keşke o adımı atmasaydım, keşke bir an önceye dönebilseydim derken artık acı hissetmeye başladım. Buraya kadar biraz karışık olmuş olabilir, baştan başlayalım.
“Her şey mahvoldu, Volodya,” diyor. “Sana tam olarak ifade etmem mümkün değil, ama sanki hayattan kopmuş gibiyim. Ben olduğum yerde sayarken diğer herkes kendi yolunda ilerliyor. Sanki hayatı kendimce şekillendirmek istemişim de, tek becerebildiğim onu paramparça etmek olmuş. Geri kalanınız sıradan hayatlarınıza devam ediyorsunuz.
Pyotr Demyanovich Uspensky (5 Mart 1878 – 2 Ekim 1947)
Bir Rus filozof ve ezoterisstir. Peki ezoterrist ne demek?
Ezoterizm, genel anlamı gizli veya saklı bilgileri, manevi öğretileri araştıran ve bu bilgileri anlayıp uygulamaya çalışan felsefi akımdır. Bu öğretiler sadece belirli bir grup tarafından öğrenilir ve belirli bir gruba aktarılır.

1878’de Moskova,Rus İmparatorluğu’nda doğdu. 1890 yılında 10 – 18 yaş arasındaki erkeklerin devam ettiği İkinci Moskova Gymnasium’unda eğitim aldı. 16 yaşında bir ziyaretçi müfettişinin gözü önünde duvara grafiti yaptığı için okuldan atıldı.
1906 – Moskova’daki günlük gazete The Morning’in editörlük ofisinde çalıştı.
1907 – Teofazi ile ilgilenmeye başladı. (Teofazi /Theofani : bir insan veya başka bir canlının bir tanrıyı görmesini ifade eden terimdir.)
1912- Mucizevi arayışına, doğuya doğru yolculuğa çıktı. Birinci dünya savaşının başlamasıyla Rusya’ya geri döndü.
Büyücü gülümsüyor. ”Bugüne kadar,” diyor,” hayata başkalarından farklı yaklaştığını düşünmeyen biriyle tanışmadım.”
1915’te George Gurdjieff ile tanıştı. Gurdjieff’in öğretilerini ilk kavrayan kişilerden biri oldu; “İnsan makinedir” ve “kendini hatırlatma” fikirleri bu dönemde şekillendi. İvan Osokin’in Tuhaf Hayatı, 1913–1915 yılları arasında kaleme alındı ve 1915’te yayımlandı. Roman, Uspenski’nin Gurdjieff’le tanışmasından hemen önceki düşünsel evresine aittir.
“Evet,” diyor büyücü,”olabilir, ama para kaybetmeye başlamıştın ve tamamını kaybetmen an meselesiydi. Kaybedeceğini de biliyordun. Hep bilirsin ama asla durmazsın.”
1917-1921 Rus devrimi sonrası kaotik ortamı yaşadı, George ile birlikte İstanbul’a uzanan bir göç sürecini yaşadı.
1921 – İngiltere’ye yerleşti, George’dan ayrıldı , ama “Dördüncü Yol”u korudu. (Bu romanında zamanı dolaylı dördüncü boyut olarak ele alır. Aynı zamanda ebedi dönüş teorisini de bu romanında işlemektedir.)
1931 – A New Model of the Universe yayımlandı. Londra’da öğretmenlik yaptı. Uspenski’nin Londra’daki derslerine Aldous Huxley, T. S. Eliot, Gerald Heard gibi edebi yazarlar, gazeteciler ve doktorlar katıldı.
1939-1947 – II. Dünya savaşı sonrası ABD’ye taşındı, ABD’de dersler verdi ama öğretiden ayrılmaya başladı. Öğrencilere “hiçbir öğretiye tutunmayın” uyarısı yaptı.
1947- New York’ta hayatını kaybetti.

- İvan Osokin’in Tuhaf Hayatı – Pyotr Demyanovich Uspensky
- Olvido Modern Klasik – Roman
- 181 sayfa
- Çeviri: Ekin UŞŞAKLI