İnci – John Steinbeck

1940 Pulitzer Ödülü ile 1962 Nobel Edebiyat Ödülü’ne sahip John Steinbeck’in ruhumuza dokunan romanlarından biri İnci. Eserlerinde topluma eleştirel bir bakış açısı ile gerçekçi bir ayna tutan yazar, bu kısa romanını 1940’ta La Paz isimli kente gerçekleştirdiği gezi sırasında bir Meksika halk hikâyesinden esinlenerek oluşturdu. John Steinbeck hikâyeyi ilk olarak 1944’te film senaryosu olarak yazmaya başladı ve bu haliyle 1945’te Woman’s Home Companion isimli dergide The Pearl Of The World (Dünyanın İncisi) adıyla yayımlandı. 1947’de ise kısa roman formuna getirilip The Pearl (İnci) adı ile ilk kez yayımlandı. Öğrenimi devamınca çalıştığı işlerde edindiği deneyimlerin etkisi İnci’de de açıkça görülmekte. Fakir bir inci avcısı olan Kino ile ailesini yaşamını konu alan İnci; yoksulluk teması içinde iyilik ve kötülüğü, umudu, hırsı ve yetinmeyi, düşmanlığı, bilginin önemini ele alıyor.

John Steinbeck, Kino ve ailesinin yaşam öyküsünü anlatmaya başlamadan önce okura şöyle diyor: “Bu öykü bir kıssaysa, belki de herkes ondan kendine göre bir anlam çıkarıyordur, kendi yaşamını onda yorumluyordur.” Aslında yazar bu sözüyle okuyucuyu baştan uyarıyor, “Eser birçok mana kazanabilir, her okur farklı bir neticeye ulaşabilir,” diyor.

Hikâye kızıldereli yoksul bir inci avcısı olan Kino ve eşi Juana’nın biricik bebekleri Coyotito’yu bir akrebin sokması ile başlıyor. Durumun ciddiyetini anlayan Juana, Kino’dan doktor çağırmasını istiyor. Ancak yaşadıkları yerde halk yerli olduklarından dolayı hor görüldüğünden, Kino ve merakla yanlarına gelen komşular doktorun gelmeyeceğini söylüyor. Bunun üzerine Juana ve Kino, Coyotito’yu alarak kasabaya, doktorun yanına gidiyor. Yerli olduklarından dolayı zaten hor görülen aileye, maddi olanaksızlıkların da olması sebebiyle kasabadaki doktor yardım etmiyor. Kino ve Juana, bir umuda tutunup Kino’nun dedesinden kalan en değerli malı ve geçim kaynağı kanoya atlayıp inci avına çıkıyorlar. Tüm bunların üzerine martı yumurtası büyüklüğünde bir inci buluyorlar ve tutundukları umut ışığı bir anda yaşamlarını aydınlatıyor. Sorun şu ki hikaye aslında tam da bu noktada başlıyor. Gerçek ve düşün yan yana gelmesinin genellikle olanaksız olduğu bu yaşamda gerçek ve düş birbirine karışıyor. Devamında ise inci ile gelen söylemler ve olumsuzluklar, baştaki başarma gücü ve umudun zamanla bir korkuya dönüşmesine sebep oluyor. Hikayenin seyrinde inci hakkında yapılan yorumlar ve yaşadıkları güçlükler nedeniyle Juana’nın Kino’ya “Korkuyorum.” demesi yazarın Kaygılarımızın Kışı eserindeki şu cümleleri akla getiriyor:

“İnsanlar nakavt olmaz, yani daha doğrusu büyük şeylere karşı direnebilirler. Onları asıl öldüren aşınmadır; hafifçe dürtüklene dürtüklene başarısızlığa itilirler. Korkmaya yavaş yavaş başlarlar.” s. 25

John Steinbeck, İnci’deki Kino kahramanı ile okuma yazma bilmeyen olanaksızlıklar içinde yaşam süren bireyin farkındalığını da ortaya koyuyor. Kitaptaki Kino karakteri okuma yazma bilmemesine rağmen bilgilerini güvence sayarak yaklaşan doktor, rahip, inci alıcıları gibi karakterlere karşı sonsuz bir güvene sahip değil ve genellikle şüpheci bir tavırla yaklaşıyor. Ancak bunu yaparken karşısındaki insanların etik anlayışından ziyade kendi bilgisizliğini sebep görüyor. Bu yüzden olacak ki dev inciyi bulduktan sonra ne yapacağını soranlara karşı şu cümleleri de kuruyor:

“Benim oğlum okuma öğrenecek, kitaplar karıştıracak, yazacak da, yazmayı da öğrenecek. Oğlum sayılarla da uğraşacak, onun bunları bilmesi bizi özgürlüğe kavuşturacak o öğrenecek, onun aracılığıyla bizler de öğreneceğiz.”

John Steinbeck, kullandığı yalın dili ve aslında her dönem rastlayabileceğimiz sorunların ortasında abartısız gerçekçi umudu yazması ile zamanın eskitemediği bir eser meydana getirmiştir. Bundandır ki İnci gibi yazarın diğer eserleri de güncelliğini sürdürebilmiştir.

  • John Steinbeck – İnci
  • Sel Yayıncılık – Roman
  • Çeviri: Tomris Uyar
  • 102 Sayfa

John Steinbeck biyografi bilgileri: http://www.selyayincilik.com/yazar/john-steinbeck-373

https://en.wikipedia.org/wiki/The_Pearl_(novel)

Fotoğraf:  http://www.selyayincilik.com/kitap/inci-845

1993, İstanbul. Kendi düşünün peşinde.